‘Güldür Güldür Show’da kahkahanın 12’nci sezonu
Yapılan araştırmalara göre;
Gülme; beyinde bir dizi kimyasal değişikliğe neden oluyor.
Bu değişiklikler; salınan Endorfin ve Serotonin seviyelerinin artmasıyla ilgili.
Endorfinler, vücudun doğal ağrı kesici maddesi olmasının yanı sıra beyindeki Opioid reseptörlerini etkileyerek mutluluk ve zevk hissi yaratıyor.
Serotonin ise ruh haline etki ederek, yaraların iyileşme sürecine, kemik sağlığına, sindirim sistemine destek oluyor.

SHOW TV'de ekranlara gelen, yapımını BKM'nin üstlendiği, televizyon ve tiyatro tarihine adını altın harflerle yazdıran 'Güldür Güldür Show', yayınlandığı ilk günden itibaren; salonda seyredenlerin, TV'de izleyenlerin Endorfin ve Serotonin seviyelerini bir hayli artıran bir program olma özelliğine sahip.

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki tüketmeden duramıyoruz.
Tüketim çılgınlığının yaşandığı günümüzde tüketmenin girdabında bir bilinmeze doğru gidiyoruz.
O girdabın içerisinde;
Bugün; sevdiğimizi yarın gözümüz görmüyor.
Bugün; yücelttiğimizi yarın önemsemiyoruz.
Bugün; hayranlık duyduğumuzu yarın sıradanlaştırıyoruz.
Bu durum, ne yazık ki arkadaşlık ilişkilerinden TV - sinema yapımlarına kadar yaşamımızın her alanına hâkim durumda.
Elbette istisnalar var.
O istisnalar, girdapta yitip gidilemeyebileceği konusunda umut veriyor.
Bu tüketim çağında tüketilmeyenlerin de olabileceğinin örneklerinden biri; 'Güldür Güldür Show'...
Peki 'Güldür Güldür Show'un alameti farikası nedir ki tüketilmiyor?
Şöyle ki;
7'DEN 77'YE VE HER SOSYAL STATÜYE
REKLAM"Eski ama eskimeyen" şeklinde tanımladığımız çoğu Yeşilçam filmini defalarca izledik.
İzlemeye de devam ediyoruz.
Her defasında da keyif alıyoruz.
Peki neden?
Daha doğrusu; bir filmi belki de onlarca kez izleyip keyif almak normal mi?
Pek tabii normal.
Defalarca izlediğimiz yapımlardan keyif almanın altında birçok etmen bulunuyor.
Hikâyenin kapsayıcı olması, iyi yönetim, gönüllerimizde taht kuran oyuncuların rol alması gibi…
Söz konusu yapımlar; kuşak farkı, sosyal statü farkı tanımamalarıyla ön plana çıkıyor.
Kişiler, o yapımları; anne - baba, dede - ninesiyle birlikte izledi. Hangi statüde olursa olsun, o kişiler; sonraki dönemlerde o yapımları; çocukları ve torunlarıyla izledi / izliyor.
Rol alan oyuncuların samimi olması, şöhretin pençesine düşüp de, kendisini izleyenlerden üstün görmemesi de defalarca izlenen yapımların ortak özelliklerinden biri.
En önemli bir diğer özellikleriyse; değerlerimizin ne ölçüde değerli olduğunun altını çizmesi...
İşte bu özelliklere sahip yapımlar; tüketilemiyor, eskimiyor, demode olamıyor.
KALABALIK BAŞROLLÜ ENDER YAPIMLARDAN
Toplum tarafından kabul görmüş, başrol mertebesine ulaşmış oyuncuların kalabalık kadrolu yapımlarda birlikte rol alması bir hayli zordur.
Hollywood yapımlarında görsek de bu durum Türkiye'de pek görülmez.
Egoların devreye girmesiyle; 'Afişte önce kimin adı yazılacak?, 'Kimin fotoğrafı daha büyük olacak?', 'Kimin rolü daha fazla olacak?', 'Kimin rolü daha etkili olacak?' gibi birçok konuda anlaşmazlık yaşanacağı / yaşandığı için başrol oyuncusu kalabalık yapımlara pek nadiren rastlarız.

Bütün bunların ışığında, 12'nci sezonu, bugün; saat 20.00'de 380'inci bölümle başlayacak olan ‘Güldür Güldür Show’ da tüketilmeyen, eskimeyen, demode olamayan ender yapımlardan biri. Bunun ana nedenlerini özetlemek gerekirse;
Skeçlerin her yaş grubuna, sosyal statüsü ne olursa olsun toplumun her kesimine hitap edebilmesi.
Yazarlarının ve oyuncularının kabiliyeti ve mesleklerine olan sevgileri, duydukları saygı. Ki bu durum kamera arkasında olanlar için de geçerli...
Kahkahanın 12'nci sezonuİyi yönetim, yapımcı şirketin vizyonu, yayınlandığı TV kanalına duyulan güven…
Aile bireylerinin birlikte gerçekleştirdiği ender etkinliklerden biri olması...
Oyuncu kadrosunun, şöhretin pençesine düşmüş kişilerden oluşmaması…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
"Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır."